Geçmişin Gölgesinde, Geleceğin Hayaliyle, An'ı Yaşayamamak

Son zamanlarda epey sıkkın içim. Birilerine anlattıkça artıyor. O yüzden yazmaya karar verdim.

Herkesin gelecekle ilgili beklentileri, kaygıları var. Normal olmamakla birlikte normalleştirilmiş bir süreç bu. Birileri başta da aileniz size beklentilerini sunuyor ve onların bir zamanlar başaramadıklarını başarabilmek için çırpınmaya başlıyorsunuz. Üstelik bunu kendi seçtiğiniz yolla değil onların seçtiği yolla yapmaya çalışıyorsunuz. Eminim herkesin içinden "madem çok biliyorsun kendin başarılı olsaydın ya şu hayatta" diyesi geliyordur hatta diyordur da. Ama nafile! 

Neyse mesele şu ki tüm bu dayatmaların sonu an'ı yaşayamayıp hep geleceği tasarlama eğilimine varıyor. Bir hayaller alemidir sormayın gitsin. İnsanın çıkası gelmiyor. Biran önce gelecek gelsin diyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz zaman su gibi akıp gitmiş, elde ne an var ne geçmişin birikimi ne de hayal edilen gelecek. İşte asi olmamanın, hayallerinin peşinden gitmemenin, dayatılanı yaşamanın sonu. Oysa herkes senin iyiliğini düşünmüştü. Peki sen ne yaptın. Beceremedin. Zorlamadın. Onun bunun çocuğu neler başarmışmış. İşte ömrün bunları dinlemekle geçiyor.

Bu yazıyı buraya bırakıyorum. Gün gelir yolun başında bir insan evladı okursa diye. 

İnsan evladına not: Çocuğum, aileme karşı gelemem deme! Birgün gelecek avcuna bırakılan hayatı yaşarken aileni bile yanında bulamayacaksın. O gün savaşacak gücünün olacağını zannediyorsan aldanıyorsun. Bugün sahip olduğun inanca, umuda, ruh sağlığına bir daha sahip olamayabilirsin ki bu büyük bir ihtimal. Hayatının kararını verirken aileni bile tanıma!

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !